1 ULUSLAR ARASI TİCARETTE TESLİM ŞEKİLLERİ

 

 

 

 

 

 

 

 

Belli bir coğrafyada mevcut bulunan insan, mal ve hizmetlerin, bulundukları yerlerden başka yerlere taşınması amacıyla girişilen faaliyetin kendisi de esas itibariyle bir hizmet katma değeri olup, ekonomi ve ticaret literatüründe "nakliyat" (taşımacılık) olarak adlandırılır. Olayı uluslararası ticaret bakımından ele alırsak, satıcı ve alıcı arasında kurulan bağın temel taşı işlevini üstlenen bu girişimin ekonomik yönü, kurulan organizasyonun "en kısa zamanda" ve "en düşük maliyetle" gerçekleştirilmesi amacına yöneliktir. Satış sözleşmesi, tüm bu organizasyon gerçekleştirilirken kullanılan temel sözleşme formudur ve sözleşme konusu olan mala ilişkin çeşitli hükümlerle birlikte, teslim/tesellüm koşulları (taşıma/taşıtma), taraflar arasında risk dağıtma (sigorta) gibi konuları içerir. Başarılı bir dış ticaret (özelde ihracat) girişimi için söz konusu organizasyonu önceden tasarımlamak zorunludur. Malın bir pazardan diğerine aktarılması ise değişik taşıma sistemleriyle olur. Herhangi bir mal, pazarlama aşamasında; fiziksel özelliğine, değerine, ambalaj biçimine, boyutlarına ve gereksindirdiği özene bağlı olarak:

·        denizyolu

·        karayolu

·        havayolu

·        demiryolu

·        içsu yolu ve

·        boru hatları

taşıma sistemlerinden birini ya da birkaçını kullanabilir.

 

Piyasa koşulları onu göstermektedir ki, Türk taşımacılık firmalarının verdiği fiyatlarla yabancı nakliyat firmalarının verdiği fiyatlar arasında bir denge durumu mevcuttur ve uluslararası nakliyat olgusunun ulusal ödemeler bilançomuza ve dolayısıyla Türk ekonomisine sağladığı katkıyı ve uyuşmazlık durumlarında uluslararası ortak hukuk kurallarının geçerliliğini göz önünde bulundurduğumuzda, seçimin Türk taşımacılık firmaları lehinde yapılmasının uygunluğu ortaya çıkar.

 

Konu içersinde yer alan bir diğer önemli nokta da, ihracatçılarımızın sürekli FOB fiyat verme eğiliminde olmalarıdır. İhracatçılarımızın genellikle fazladan bir uğraş olarak gördükleri nakliyat faaliyetinin aşamaları esnasında FOB yerine CIF cinsinden fiyatlandırmaya gitmelerinin malî açıdan çok daha avantajlı olduğunu anladıkları an, durum lehlerine dönebilecektir. Konuyu berraklaştırmak için bir örnek vermek gerekirse; değeri 100.000 $ olan X malının FOB fiyatı istendiğinde, bu malı talep eden kişi toplam maliyeti bulabilmek için taşıma ve sigorta maliyetini de eklemek isteyecektir ve bunun için de kendi ülkesindeki taşıma ve sigorta firmalarına başvuracaktır. Söz konusu maliyetin 20.000 $ olarak saptandığını varsayarsak toplam maliyet 120.000 $ olarak ortaya çıkacaktır. Oysaki bu taşıma işini kendimiz üstlenecek olsak, taşımacılık fiyatlarımız, diğer ülkelerinkine oranla daha düşük olacağından, söz konusu fiyatı örneğin 110.000 $ olarak saptayabilme olanağımız doğar. Aksi durumda, ihracatçı olarak ithalatçıya verdiğimiz FOB fiyat yüksek görünmekte ve taşıma işini kendisi üstlenerek CIF fiyat veren başka bir firma ihaleyi/işi alabilmektedir. Üstelik tüm bu faaliyetten bir komisyon geliri bile sağlamak mümkün olmaktadır. Nakliye aşamasından kurtulmuş, malını sağlam bir biçimde kendi ülkesinde alabilme olanağına kavuşacak ithalatçı için bu durumun büyük cazibesi vardır.

 

Sonuç olarak, bir eşyayı, en az risk ve maliyetlerle zamanında gönderme ve zamanında teslim alma konusunda doğru karar verebilmek için "İhracatta Uluslar arası Taşımacılık" konusu büyük önem taşımaktadır.