Gelişme Bölümü

 

 

Sunuşunuzun önce gelişme bölümünü hazırlamak sizin işinizi kolaylaştıracaktır. Gelişme bölümü sunuşun merkezi olduğundan diğer bölümlerden önce hazırlamak daha kolaydır. Çünkü gelişme bölümünü hazırlarken giriş ve sonuç bölümlerine ilişkin aklınıza çok iyi fikirler gelebilir.

 

Sunuşunuzun gelişme bölümü iletmek istediğiniz konular ve bunları destekleyen verileri içermelidir. Gelişme bölümünü amacınıza, hedef kitlenize ve sunum tarzınıza göre düzenlemelisiniz. Amacınız bilgilendirmek ise biçiminiz farklı olacak, ikna etmek ise daha farklı olacaktır.

Sunuşunuzu destekleyici veriler de ifadelerinize inandırıcılık kazandırır, karmaşık ya da soyut konuların anlaşılmasını kolaylaştırır, örnekler ve öyküler sunumunuzu destekler ve dinleyicinin dikkatinin dağılmasını engeller.

 

En genel destekleyici veri çeşitleri şunlardır:

 

Tanımlar: Tanımlar, genellikle bir terimin, kavramın ya da ilkenin, anlamının açıklanması için gereklidir.

Yaptığınız konuşmaların pek çoğunda dinleyicileriniz için karmaşık ya da yabancı olan sözler (kelimeler) kullanmak zorunda kalabilirsiniz. Eğer böylesi sözcükler kullanmak zorunda kalırsanız, bunların çok basit bir dille tanımlanması gerekir.

Bunun yanında değişik kişilerce değişik biçimlerde algılanan sözcükler vardır ki bunların da, hangi anlamda kullanıldığının tanımlanması gerekir.

Bunların dışında kullandığımız kısaltmalar için de tanımda bulunmanız gerekir.

 

İstatistikler: İfadelerinize inandırıcılık kazandırırlar ve düşüncelerinizin daha iyi algılanmasını sağlarlar. Bir çok dinleyici için “yapılan son çalışmalar göstermiştir ki…” gibi bir ifade etkili olacaktır. Ancak istatistikler belki de en hatalı kullanılan sözel desteklerdir. Uygun biçimde toplandıklarında ve akıllıca kullandıklarında istatistikler, fikirleri açıklığa kavuşturmada büyük yardım sağlayabilir. İstatistikler; ilişkileri, büyüklükleri ya da küçüklükleri, artış ve azalmaları, verileri, ilgili özet bilgileri gösteren yardımcılardır. İstatistikleri seçerken şu soruları yanıtlamanız gerekir:

 

Örnekler:  Her zaman, dinleyicileriniz sizden anlattığınız konuya ilişkin örnekler vermenizi isteyebilirler. Örnekler karmaşık bir ifadeyi netleştirmek, daha anlaşılır olmasını sağlamak, başka durumlara genellenebilmesini kolaylaştırmak için kullanılır. Örnekleri kişisel deneyimlerinizden yola çıkarak hazırlarsanız daha etkili olacaktır. Kullanmayı planladığınız örneklerin uygunluğunu garanti altına almak için şu soruları gözden geçirmeniz gerekir:

 

Öyküler: Belli bir konuyu pekiştirmek için kullanılan genişletilmiş örneklerdir. İnsanlar öykü dinlemeyi severler, bu nedenle öyküler etkili olacaktır. Ancak öyküler gereğinden fazla uzun olmamalıdır.

Alıntılar: İleri sürdüğünüz noktaları desteklemede en güçlü unsur, diğer kişilerin ileri sürdükleri fikir ve sözcüklerden oluşur. Hiç kimsenin bütün konularda uzman olması beklenemez. Bu nedenle konuşmacılar genellikle diğer uzmanların beyanlarına dayanmak zorundadırlar. Konuşmacılar, diğer uzmanların fikirlerini ya olduğu gibi alarak konuşmalarına katarlar ya da onları özetleyerek kendi sözcükleriyle aktarırlar. Her iki durumda da şu hususlara dikkat etmeniz gerekir:

Bunun yanında uzman beyanlarının konuyla ilgisini, belirginliğini, ilginçliğini ve gereğinden fazla uzun olup olmadığını göz önünde bulundurmalısınız.

 

Mizah : Özellikle sunuşun başında mizah dinleyicilerinizi gevşetir ve sizin gerginliğinizi alır. Dinleyiciler küçük bir grup içinde bile, onlara konuşmak için ayağa kalktığınız anda hissettiğiniz gerilimi hisseden emin ellerde olmak isterler. Onları gülümsetebildiğinizde her şeyin kontrolünüz altında olduğunu onlara gösterirsiniz. Birlikte gülümseme ve gülme dinleyicileri bir araya getirir ve birlikte dinlemek için uygun bir atmosfer yaratır. Fıkralar dinleyicilerden olumlu tepki istediği için riskli olduğu unutulmamalıdır. Dinleyiciden bir tepki gelmediğinde fıkranın bir fiyaskoya dönüşmüş olduğu açıktır.

Eğer dinleyicilerinizi gülümsetmek için fıkra kullanmaya niyetliyseniz, ortak problemin ve deneyimlerin neler olduğunu bilmelisiniz.

Esprileriniz konuyla ve dinleyicilerle ilgili olmalı ve onlara, sizin onlardan biri olduğunuzu, onları anladığınızı ve bakış açılarını paylaştığınızı göstermelidir. 

Mesleğinizle ya da iş kolunuzla ilgili yeni haberleri  koyduğunuz bir dosya hazırlayın. Bir çok olaya bir sürü espri katabileceğinizi görmek sizi şaşırtacaktır. Eğer sizin bakış açınızı yansıtıyorsa, öteki insanların fikirlerinin ana kodlarını ve fıkralarını bir kağıda yazarak gelecekte kullanmak üzere dosyanıza koyunuz. Komik televizyon programlarında ilginç alıntıları da kağıda yazıp dosyanızda biriktiriniz.

 

Asla anekdotları, esprileri, hikâyeleri, fıkraları kâğıttan okumayın. Çok fazla zorlama yapay görünür. Espriniz kendiliğinden ve planlanmamış görünmelidir; her bir sözcüğü okurken bu doğallığı yakalamanız mümkün değildir. Doğal olarak anlattığınız fıkranın dinleyicilerden nasıl bir tepki aldığını anlamak için göz temasında bulunabilirsiniz. Espriyi yaptıktan sonra ara verin ama dinleyicinin tepkisini alır almaz konuşmanıza devam edin. Eğer hiçbir tepki almıyorsanız üzülmeyin ve telâşa kapılmadan sakin bir tavırla konuşmanıza devam edin. Dinleyicilerinizden bazıları içinden gülüyordur.

 

Sunuşunuzda mizah kullanırken şunlara dikkat etmelisiniz: