Örnek İnşaat ve Mühendislik Ltd. Şti.

2002 – 2005 Yılları Arası Özet Analiz Raporu

 

 

 

  1. ORAN (RASYO) ANALİZİ

 

 

             LİKİDİTE ANALİZİ

 

 

İşletmenin yıllara yaygın inşaat yapan bir inşaat işletmesi olması dolayısıyla, dönen varlık ve kısa vadeli yabancı kaynaklar içerisinde yeralan yıllara yaygın inşaat maliyetleri ile yıllara yaygın inşaat hakediş tutarları elimine edilmiştir.

 

İşletmenin cari oranının yıllar itibariyle seyrine bakıldığında, ciddi bir düşüş olduğu görülmektedir. Bu durum işletmede duran varlık yatırımlarının yıllar itibariyle artış göstermesi ve özellikle maddi duran varlık yatırımlarında, öz kaynakların yanında artan oranda kısa vadeli yabancı kaynak kullanılmasına bağlanabilir. Nitekim aktiflerin içerisinde duran varlıklar, 2002 yılında % 48, 2003 yılında % 6, 2004 yılında % 7 iken 2005 yılında % 41 paya sahiptir. Özelikle toplam aktifin bir önceki yıla göre %107 büyüdüğü 2005 yılında, duran varlıkların yine bir önceki yıla göre 11,26 kat arttığı dikkate alınırsa, işletmenin içinde bulunduğu inşaat sektörünün özelliklerine uygun olarak, duran varlık yatırımlarını genişlettiği anlaşılır. Bu durum doğal olarak kısa vadeli borçları karşılamada, dönen varlıkların yeterliliğini azaltıcı rol oynamakta ise de yukarıda da değinildiği üzere, sektör içerisinde doğal bir davranış olarak ele alınmalıdır.

 

İşletmenin 2004 yılına göre stok bağımlılık oranının arttığı gözlemlenmektedir. Ancak bu durum 2005 yılında malzeme siparişleri için verilen vadeli çeklerden kaynaklanmaktadır. Nitekim malzeme stoklarına bakıldığında, 2004 yılına göre 2005 yılında malzeme stoklarının % 57 azaldığı görülecektir.

 

İşletme 2005 yılında diğer yıllara göre nakit oranını yükseltmiştir. Aslında bu durum 2005 yılında kısa vadeli yabancı kaynaklar içerisinde yeralan 500.000 YTL’lik bir kredi karşılığında, banka hesaplarında tutulan aynı tutardaki bloke paradan kaynaklanmaktadır.          

 

Genel olarak bakıldığında işletmenin duran varlık finansmanında özkaynakları tercih ettiği, ancak dönen varlık finansmanında ise kısa vadeli yabancı kaynaklara başvurduğu söylenebilir. Duran Varlık / Özkaynak ile Duran Varlık / Aktif Toplamı oranlarının % 41 olması da bu durumu doğrulamaktadır. İşletme doğru bir likidite ve finansman politikası izleyerek, uzun sürede paraya çevrilebilecek varlıklarını temkinli davranarak özkaynaklarıyla finanse etmiştir. İşletmenin satıcılara olan borçlarında piyasa kredibilitesinden yararlandığı ve banka kredilerinin de esnek vadeli borçlu cari hesap kredi şeklinde olduğu ve satıcılara olan borçları ile bankalara olan borçlarının da yaklaşık olarak eşit dağıldığı da düşünüldüğünde, 2005 yılında düşük seyreden cari oranın, kısa vadeli ödeme güçlüğüyle karşılaşılabileceğini göstermediği söylenebilir.  

 

 

             FAALİYET ANALİZİ

 

İşletmenin faaliyet oranları ve yıllar itibariyle seyri incelendiğinde, 2005 yılında diğer yıllara göre bir olumsuzluk görülse de, muhasebe politikalarında yapılan önemli değişikliklerden dolayı bu durum tam olarak gerçeği yansıtmamaktadır. Çünkü 2005 yılına kadar Afganistan şantiyelerinden elde edilen hasılat ve maliyetler gelir tablosu dışında tutulmuş, sadece net kazanç tutarı 2004 yılında olağan faaliyetlerden elde edilen karlar içerisine dahil edilmiştir. Bu durum 2005 dışındaki dönemlerde, net satışlardan hareketle elde edilen devir oranlarını anlamsızlaştırmıştır. Bu nedenle diğer yıllarla karşılaştırma yapmaksızın, sadece 2005 yılı devir oranlarını yorumlamak daha anlamlı olacaktır.

 

İşletmenin 2005 yılındaki devir oranları incelendiğinde, yaklaşık 39 günde alacaklarını tahsil ettiği, buna karşılık 52 günde satıcılara borçlarını ödediği görülmektedir. 12 günlük esneklik, işletmeyi alacaklarının baskısından kurtarmaktadır. Stokların devir süresinin 28 gün olması ise malzemelerin ihracata hazırlanarak, sevklerinin yapılabilmesi ve imalata (hakedişe) girebilmesi için gerekli olan süreyi göstermektedir. Ayrıca genel olarak ortalama 365 günde devretmesi uygun görülen aktif devir süresinin, 289 gün olarak gerçekleşmesi olumlu olarak karşılanabilir.

 

 

             BORÇLANMA ORANLARI ANALİZİ

 

İşletmenin finansal kaldıraç oranının 2005 yılında yükseldiği görülmektedir. Burada en önemli etki kısa vadeli borçlarda görülen artıştır. İşletmenin ortakları ile işletmeye borç veren üçüncü kişilerin katkıları birbirine eşittir. Bu durum borç verenlerin baskısının yaşanabileceğini ifade etse de, yukarıda izah edilmiş olan gerekçelerden dolayı, borç baskısının söz konusu olmayacağını göstermektedir.

 

İşletmenin finansman oranının, ideal oran olan 1’e çok yakın olması, işletmeyi alacaklı olan üçüncü kişilerin baskısından kurtardığını göstermektedir. İşletme dengeli bir finansman politikası izleyerek ödeme gücü katsayısını ideal oranda tutmuştur.

 

Borçlar / Maddi Duran Varlık oranının 1’in altında olması arzu edilir. İşletme 2004 yılına oranla maddi duran varlıklarına daha yüksek oranda yatırım yaparak ideal orana yaklaşmıştır.

 

İşletme varlıklarının finansmanında %39 oranında kısa vadeli yabancı kaynaklardan faydalanmıştır. Ancak yukarıda da değinildiği üzere işletme kısa vadeli yabancı kaynaklarla, varlıkları içerisinde yeralan dönen varlıklarını finanse etme yoluna gitmiştir.  Toplam borçlar içerisinde banka borçlarının oranı, 2005 yılında bir önceki yıla göre artarak %30’dan %56’ya yükselmiştir. Bu durum işletmenin giderek artan oranda finans kuruluşlarıyla kredi çalışmasına girdiğini ve kredibilitesinin de olumlu yönde arttığını göstermektedir. Ancak işletme daha çok kısa vadeli banka kredisi temin edebilmektedir. Uzun vadeli kredi olanakları ise finansal piyasa şartlarından dolayı kısıtlıdır. Yine de kısa vadeli kredilerin, esnek vadeli ve borçlu cari hesap şeklinde olması, işletmeye, uzun vadeli kredilerde olduğu gibi bir rahatlık sağlamaktadır.

 

 

             MALİ BÜNYE ANALİZİ

 

İşletmenin mali bünyesi incelendiğinde, genel olarak dengeli bir finansman politikası izlendiği görülmektedir. İşletme daha önce de ifade edildiği gibi, duran varlıklarının finansmanında özkaynaklarından, dönen varlıklarının finansmanında ise uzun ve kısa vadeli yabancı kaynaklarından yararlanmıştır.

 

 

             KARLILIK ANALİZİ

 

İşletmenin yukarıda da ifade edildiği üzere muhasebe politikalarında yapmış olduğu önemli değişiklikler, net satışların ve net satışlar kullanılarak yapılan karşılaştırmalı analizleri anlamsız hale getirmektedir. Bu nedenle sadece 2005 yılını analiz etmek faydalı olacaktır.

 

İşletme 2005 yılında, hasılatının %12’si oranında olağan kar elde etmiştir. Bu oranın, inşaat sektöründe faaliyet gösteren firmalar ve bu faaliyetlerin de vergi istisnasına sahip olduğu düşünüldüğünde, oldukça iyi olduğu ifade edilebilir.

 

 

  1. DİKEY ANALİZ

 

İşletmenin 2002 – 2005 yılları bilanço rakamlarının seyrine bakıldığında, dönen varlıklarda çarpıcı bir şekilde nisbi azalış, buna karşılık duran varlıklarında ise artış izlenmektedir. Örneğin maddi duran varlıkların toplam duran varlıklar içerisindeki payı 2002 yılında %61,3 iken bu oran 2003 yılında %4.9, 2004 yılında %71.6, 2005 yılında ise %97.1 olarak gerçekleşmiştir. Duran varlıkların mutlak değer olarak, 2005 yılında bir önceki yıla göre, 6,373,870.19 YTL olarak arttığı düşünüldüğünde 2005 yılında gerçekleşmiş olan %97.1 şeklindeki oranın önemli bir artıştan kaynaklandığı da rahatlıkla görülebilecektir. Bu durum finansal tabloların oran yöntemiyle analizinde de daha önce tespit edilmiştir. Ancak işletmenin inşaat sektöründe faaliyette bulunduğu göz önünde tutulduğunda, 2005 yılında toplam aktifler içerisinde duran varlıklar payının %40,8 olarak gerçekleşmesi iyi ancak yeterli olmayan bir durum göstermektedir. Bu oranın en az %60’lara kadar ilerlemesi gerekmektedir.

 

Ticari alacakların dönen varlıklar içerisindeki payının 2005 yılında, %29.2 oranına çıkması ve bir önceki yılın %17.3 oranının üzerinde gerçekleşmesi, alacakların tahsilinde şüpheli bir durum olarak ele alınmamalıdır. Aksine, alacak devir hızının yüksek olması da göstermektedir ki, işletme alacaklarının tahsilinde herhangi bir sorun yaşamamaktadır. Yükselişin nedeni ise, 2004 yılında tamamlananlar ile 2005 yılında tamamlanan ve devam eden işlerin hakedişlerinden kesilen teminat tutarlarının büyümesidir.

 

2002 ile 2005 yılları arasındaki seyre bakıldığında, işletmenin kısa vadeli borçlarında artış izlenmektedir. Ancak bu artış, işletmenin aktiflerinin büyümesinden ve duran varlık dışındaki kısmının finanse edilmesinden kaynaklanmaktadır. Kısa vadeli borçlar arasında banka borçlarının payı ise 2004 yılında %30.1 iken, 2005 yılında %36.3 olmuştur. Toplam kaynaklar içerisindeki oranı da 2005 yılında önemli derecede artmıştır. Ancak bu artışın daha çok dönen varlık finansmanında kullanıldığı ve esnek vadeli kredilerden oluştuğu da dikkate alınırsa, işletmenin banka kredilerinden dolayı bir sıkışıklıkla karşılaşmayacağı söylenebilir. Burada işletmenin gelecek dönemlerde yapması gereken, uzun vadeli banka kredilerine daha fazla yönelerek, likidite rahatlığı sağlamaktır.

 

İşletmenin özkaynakları yıllar itibariyle önemli oranda artış göstermesine karşılık, toplam kaynaklara oranı açısından azalma göstermiştir. Bu durum işletmenin kredibilitesinin artması ve böylece giderek daha yüksek oranlarda yabancı kaynak kullanımına yönelerek, finansal kaldıraç etkisiyle, özkaynaklarının karlılığını arttırmaya çalışması olarak yorumlanmalıdır. İşletme karlarını sermayeye ilave ederek arttırma yoluna gitmektedir. Aktiflerinin bu oranda büyümesi devam eder ise, gelecek dönemde de sermaye artışına gitmesi uygun olacaktır.

 

İşletmenin 2002 ile 2005 yılları arası gelir tablosu rakamlarının seyri incelendiğinde en önemli gelişmenin faaliyet giderlerinde meydana geldiği görülebilir. Faaliyet giderleri geçmiş yıllara kıyasla 2005 yılında önemli oranda düşmüştür. Satışların maliyetinin hemen hemen hiç değişmeden sabit kaldığı da düşünülürse, bu düşüş hesaplar arasındaki virmanlar yoluyla yani fiktif olarak gerçekleşmemiş, verimlilik artışı nedeniyle gerçekleşmiştir diyebiliriz. Daha önce de değinildiği üzere 2004 yılında hasılat ya da maliyet yazılmaksızın, Afganistan şantiyelerinden elde edilen karın direkt olarak olağan kar yazılması, olağan kara ilişkin karşılaştırmaları anlamsız hale getirmektedir.            

 

 

  1. TREND ANALİZİ

 

İşletmenin 2002 ile 2005 yılları arasındaki faaliyet sonuçlarının trendi incelendiğinde, yukarıda söylenen tespitlerin teyit edildiği göze çarpmaktadır. 2002 yılının baz yıl endeksi olarak 100 kabul edilmesi suretiyle hazırlanmış olan değişim tablosu incelendiğinde, dönen ve duran varlıkların baz yıl olan 2002 yılına göre önemli artışlar gösterdiği anlaşılmaktadır. Artışın önemli bir kısmı ise duran varlıklarda gerçekleşmiştir. Benzer bir durum borçlar ve özkaynaklar için de geçerlidir. Nitekim işletmenin duran varlıkları, baz yıl olan 2002 yılı endeksine göre 100’den 35,752’ye çıkarken, öz kaynakları 100’den 39,845’e çıkmıştır. Bu durum da göstermektedir ki duran varlık finansmanında işletme özkaynaklarını kullanmıştır. Hatta dönen varlıklarının bile bir kısmını, ihtiyatlı davranarak özkaynaklarıyla finanse etmiştir.

 

Gelir tablosu verileri de baz yıla göre önemli değişiklikleri yansıtmaktadır. Örneğin satışlar 2005 yılında baz yılın endeksine göre önemli artış göstermiştir. Buna karşılık net kar rakamları ise 2005 yılında bir önceki yıla göre daha düşük tutarda gerçekleşmiştir. Bunun sebebi ise 2005 yılının yaz dönemlerinde sözleşme görüşmeleri yapılan, ancak 2005’in sonlarında anlaşma sağlanarak başlanan projelerin net kara katkısının olmamasıdır.  

 

 

  1. KARŞILAŞTIRMALI TABLOLAR ANALİZİ

 

Karşılaştırmalı tablolar analizinde işletmenin 2004 ile 2005 yıllarına ait finansal ve mali sonuçları karşılaştırılarak analize tabi tutulmuştur. Bu analizde göstermektedir ki işletme, aktiflerini yaklaşık 2 kat arttırarak, önemli oranda büyümüştür. En önemli artışlar hazır değerler, ticari alacaklar, gelecek aylara ait giderler, maddi duran varlıklar, mali borçlar, diğer borçlar ve ödenecek vergi ve diğer yasal yükümlülükler kalemlerinde gerçekleşmiştir. Bu kalemlerden bazılarında meydana gelen artışın sebepleri daha önceki başlıklar altında analiz edilmiş olduğundan, burada tekrara gidilmeyecektir. Bu bağlamda gelecek aylara ait giderlerde meydana gelen yüksek artışın nedeni, taksitli alınan kredilerin ödeme planlarında, taksitler içerisinde yeralan faiz tutarlarının, muhasebenin tam açıklama ilkesinin gereği olarak aktifleştirilmesidir. Vergi ve diğer yasal yükümlülüklerdeki artışın nedeni ise, ihracattan doğan katma değer vergisinin, vergi dairesinden mahsup işlemi yapılabilmesi için vergilerin ve SSK primlerinin ödenmeden bekletilmesidir. Bu işlemler 2006 yılının ilk aylarında tamamlanacak ve oran, 2006 yılında önemli miktarda düşecektir.

 

İşletmenin gelir tablosu incelendiğinde, satışlar dışındaki kalemlerde genellikle azalma görülmektedir. Ancak 2004 yılında Afganistan şantiye faaliyetlerinden elde edilen gelirlerin hâsılata yansımadığı ve net kar tutarının olağan faaliyet karına yazıldığı düşünülürse, düşüşün nedeninin performans değil, muhasebe politikalarındaki değişiklik olduğu anlaşılacaktır. Nitekim satışların %305.8 artmasına karşılık, olağan faaliyet gelirlerinin, 2005 yılında 2004 yılına göre %81 azalması bu nedenden kaynaklanmaktadır.      

 

 

  1. SONUÇ VE ÖNERİLER

 

İşletmenin yukarıda değişik başlıklar altında yapılan analizleri neticesinde özetle şu görüşlere varmış bulunmaktayız;

 

-    İşletmenin kısa vadeli likidite sıkışıklığı, sektördeki diğer firmalar da düşünüldüğünde aşırı değildir. Borçların türü ve vade yapısı da gerekli olan rahatlığı sağlamaktadır. 

 

-    İşletme sektöründe yer alan diğer firmalarda da sıklıkla görüleceği üzere, aktif yapısında önemli değişiklikler yapmıştır. 2005 yılında, diğer yıllara oranla önemli ölçüde maddi duran varlık yatırımı yapmış ve ihtiyacı olan kaynağı özkaynaklarıyla karşılamıştır. Artan dönen varlık yatırımlarında ise kısa vadeli yabancı kaynak kullanmıştır. Kredi riskinin fazla olduğu söylenemese de, finansmanda imkanlar ölçüsünde uzun vadeli kaynaklara yönelmesi faydalı olacaktır. Bu durum, işletmenin finansal kaldıracın olumlu etkisinden artan oranda faydalanarak, özkaynaklarının karlılığını arttırmaya çalıştığı şeklinde de olumlu olarak değerlendirilebilir. İşletmenin genel olarak finansman politikasının dengeli olduğu söylenebilir.

 

-    İşletmenin faaliyet oranları, herhangi bir nakit sıkışıklığının yaşanmayacağını göstermektedir. Stokların devir süresi, fiziksel olarak şantiyelerin uzaklığını yansıtmaktadır ve aşırı değildir. Tahsilât süresi ise sözleşmelerden kaynaklanmaktadır. Burada önemli olan borçların ödenme süresinin, biraz daha arttırılarak ortalama vadenin 60 günün üzerine çıkmasını ya da mevcut 52 günün altına düşmemesini sağlamaktır. Böylece ticari borçlar nedeniyle herhangi bir likidite sıkışıklığına da izin verilmemiş olacaktır.

 

-     İşletmenin mutlak olarak artan özkaynaklarına rağmen, aktifinin daha büyük tutarda büyüdüğü göze çarpmaktadır. Burada yapılması gereken mevcut durumda %40,7 olan Özkaynaklar/Pasif Toplamı oranının %60’lara kadar iyileştirilmesidir. İşletme bu oranı tutturacak şekilde sermaye artışına gitmelidir. Nitekim işletme yetkilileriyle yapılan görüşmeler sırasında 2006 yılında bir kısmı nakit, bir kısmı ise karın sermayeye ilavesi şeklinde sermaye artışına gidileceği ifade edilmiştir.